24 Şubat 2013 Pazar

Sezon sonu serbest kalacak oyuncular.

Kulüpleri ile yeni sözleşme imzalamadıkları takdirde sezon sonu serbest kalacak oyuncular. 

Miralem Sulejmani (Ajax)
Andrey Arshavin (Arsenal)
Richard Dunne (Aston Villa)
Matthew Phillips (Blackpool)
Stuart Holden (Bolton Wanderers)
Frank Lampard (Chelsea)
Florent Malouda (Chelsea)
Sylvain Distin (Everton)
Damien Duff (Fulham)
Brede Hangeland (Fulham)
Mladen Petric (Fulham)
Joaquin (Malaga)
Javier Saviola (Malaga)
Kolo Toure (Manchester City)
Rio Ferdinand (Manchester United)
Danny Simpson (Newcastle United)
Jason Puncheon (Southampton)
Marco Estrada (Montpellier)
Mathieu Flamini (Milan)
Michael Owen (Stoke City)
William Gallas (Tottenham Hotspur)
Yossi Benayoun (Chelsea)
Carlton Cole (West Ham United)
Winston Reid (West Ham United)
Maynor Figueroa (Wigan Atheltic)
Walter Samuel (Inter Milan)

22 Şubat 2013 Cuma

Mahalle Spor!

Futbolculara sorduğumuz bir soru vardır; ''Futbola nerede başladın?'' diye. Genelde futbolcular bu soruya x bir kulüpte başladım diye cevaplarlar.Fakat unuttukları bir şey vardır. Futbolcular, futbola Mahalle Spor'da başlarlar.

Mahalle Spor her ülkede, her mahallede kısacası çocukların futbol oynadığı her yerde vardır. Mahalle Spor'da oynayan çocuklar futbolu gerçek bir sahada değil, sokakta, mahallede oynar. Onların kaleleri gerçek futbol kalelerinden farklıdır. Direkler ağaçtan dallarından veya ufak taşlardan yapılır.Bir de Mahalle Spor'un kendine özgü futbol kuralları da vardır. Bu kurallar gerçek sahalarda uygulanan kurallara benzemez. Kısacası Mahalle Spor'da oynanan futbol hepsinden farklı, kendı kuralları olan bir oyundur aslında.

Mahalle Spor'da yeteri kadar adam vardır. Fakat top yoktur. Bu yüzden topu getiren çocuk takımın en değerli oyuncusu olur ve kimse ona bir şey değmez istediği gibi oynar. Takımın maçlarında hakem yoktur. Maçın hakemi orda oynanan herkestir. Takımın maçlarında  hakem olmadığı gibi doktorda yoktur. Takımın doktoru o mahallede oturan bir teyze, abla veya abidir.
 
Mahalle Spor'da maç başladıktan sonra futbol oynayan çocuklar kendi adlarını bir kenara bırakıp, kendilerine futbolcu adları takarlar .O an  hepsi birer yıldızdır aslında.Bir de Mahalle Spor'da en değerli forma numarası 10 numaradır.10 numara demek sahanın lideri, bir bakıma kuralları koyan oyuncudur.İşte bu yüzden önemlidir 10 numara olmak.Mahalle Spor'un maçlarının ne zaman biteceğini havanın kararıp kararmadığı belirler.

Sokakta fubol oynamak demek, farklı anılar, yeni arkadaşlıklar demektir. İşte bu yüzden Mahalle Spor en değerli futbol kulübüdür.Bugünlerde Mahalle Spor kadro kurmakta zorlanıyor. Bilgisayar başımda oturan çocuklar size sesleniyorum. Mahalle Spor'un desteğe ihtiyacı var!


17 Şubat 2013 Pazar

Türkiye'de genç oyuncu olmak..

    Orduspor-İbb maçında gol atan Ömer Sokullu'ya spiker;''24 yaşındaki genç oyuncu oyuna girdi, golünü attı'' dedi. Ben bu cümlede 24 yaşındaki genç oyuncu lafına takıldım.24 yaşındaki oyuncu nasıl genç olabilir?


    Normal yaşamda 24 yaşındaki birine genç diyebiliriz ama futbolda 24 yaşındaki oyuncu bana göre genç değildir. İşte bü yüzden Türkiye'de futbol gelişmiyor, yeni yetenekler ortaya çıkmıyor ve geç farkediliyor. Bunun diğer bir nedeni de taraftarlar.Türkiye'de taraftarlar sabırlı değil.Oyuncudan 1-2 maçta hemen bir şeyler yapmasını bekliyor. Yani genç oyuncuların üzerinde çok fazla baskı var. Bu yüzden genç oyuncular sahada yapmak istediklerini yapamıyorlar, korkarak ve toptan kaçarak oynuyorlar. Teknik direktörler ise bu taraftar baskısından dolayı genç oyunculara şans vermekten korkuyor. Çünlü taraftar takım o maçta yenilirse faturayı genç oyunculara çıkarıp, ıslıklıyorlar. Avrupa'da ise durum  biraz daha farklı.Avrupa'da 24 yaşındaki oyuncuya genç değil tecrübeli diyorlar. Teknik direktörler 20 yaşın altında bir oyuncuda ışık gördüklerinde hemen sahaya sürüp onu o atmosfere, fiziki mücadeleye hazırlıyolar. Bu oyuncu 24 yaşında geldiğinde pişmiş oluyor.Avrupa'daki taraftarlar ise genç oyuncuların her müdahalesini, olumlu pasını hatta kötü pasını bile alkışlıyorlar.Çünkü bu oyunculara desteğe o alkışa ihtiyaçları olduğunu biliyorlar. Onlarada sahada rahat olmalarını ve istediklerini saha yansıtmalarını sağlıyorlar. 

    
İşte Bu yüzden Almanya'dan Mesut Öziller, İlkay Gündoğanlar çıkıyor.Bizim ülke ise bu oyuncuları milli takıma katmak için uğraşıyor.Halbuki Türkiye'de o kadar genç ve yetenekli futbolcu varken...

30 Aralık 2012 Pazar

2012'de atılan en güzel 10 gol



2012'de mükemmel goller atılmış.Hepsi birbirinden güzel goller ama benim tercihim tabiki de Zlatan'ın attığı gol..Böyle bir gol bir daha olmaz diye düşünüyorum olsa da yine Zlatan atar.

Avrupa'nın Beş Büyük Liginde 2011-2012 Sezonu Şampiyonları

2012'nin son günlerinde Avrupa'nın beş büyük liginde 2011-2012 sezonu şampiyon olan takımların, nasıl şampiyon oldukları hakkında kısa bir özet geçtim.İşte Avrupa'nın 5 büyük liginin şampiyonları..

İngiltere Premier Lig'de şampiyonluk yarışı çok çekişmeli geçti.Son haftaya 86 puanla lider giren Manchester City, Qpr karşısındaydı.Taraftarlar bu maç öncesi şampiyonluktan emindi.Ama işler Maviler için iyi gitmedi.Maça kötü başlayan City, son dakikalara 2-1 yenik girerken taraftarlar bir hayli endişeliydi.Yoksa şampiyonluk gidiyormuydu derken sahneye ilk Dzeko çıktı skoru 2-2'ye getirdi, daha sonra Aguero fişi çekti ve skoru 3-2'ye getirdi.Bu maç yıllar geçsede unutulmayacak cinsten bir maçtı. Bu galibiyet'in ardından Manchester City, 44 yıl aranın ardından lig şampiyonluğuna ulaştı.Maç sonu taraftarlar sahaya girerken, iki taraftarın açtığı pankart her şeyi özetliyordu. ''Manchester is Blue.''



Almanya Bundesliga'da son 3 haftaya en yakın rakibi Bayern'in 8 puan önünde giren Borussia Dortmund, Monchengladbach'ı 2-0 mağlup etti.. Bu sonuçla bitime 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden sarı siyahlılar, üstüste 2. olmak üzere 8. kez mutlu sona ulaştı.Dortmund'un bir amacı daha vardı.Jurgen Klopp'un öğrencileri ligi 81 puanla bitirip, 1972 yılında 79 puanla Bayern Munih'e ait olan en yüksek puanla şampiyon olma rekoruna tarihe gömmek istiyordu.Dortmund son hafta Freiburg'u konuk etti.Maçtan önce Jurgen Klopp:'Elbette 81 puana ulaşmak istiyoruz. Her kulüp rekoru ister. Eğer bu gerçekleşirse, pastanın üstündeki krema olur.'' dedi.Mücadelenin sonunda sarı-siyahlılar amacına ulaştı ve ligi 81 puanla bitirdi.Maç sonunda Dortmund kaptanı Kehl 80.000 taraftar önünde şampiyonluk kupasını kaldırdı ve Vestfalya’da şampiyonluk coşkusu rekorun da keyfiyle bir kez daha kutlandı.

 İspanya La Liga'da ise şampiyonu Camp Nou'daki El clasico belirledi diyebiliriz.Real Madrid, Barcelona'yı 2-1 yenerek ligde bitime dört hafta kala puan farkını yediye çıkardı ve şampiyonluk yolunda büyük avantaj yakaladı.Artık herkes Real Madrid'in şampiyon olacağına inanıyordu.Eflatun Beyazlılar Athletic Bilbao San Mames'te 3-0 yenerek ligin bitimine 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti.3 yıl aradan sonra mutlu sona ulaşan Real Madrid böylece Barcelona hegomonyasına son verdi.

Fransa Lig 1'de şampiyon mucizevi bir şekilde Montpellier oldu ve tarihinde ilk kez şampiyon oldu..Sezon başında kendileri dahil kimse Montpellier'in milyon dolarlar harcayan PSG'nin önünde ligi şampiyon olarak tamamlanmasına ihtimal dahi vermezdi ama Rene Girard ve öğrencileri büyük bir iş başarmıştı.Özellikle Sezonun yıldızlarından biri olan Olivier Giroud ve Younes Belhanda gösterdikleri perfomansla belki de bu başarıda emeği geçen en önemli isimler oldu.

İtalya Serie A'da  Juventus ve Milan arasında bir çekişme vardı.Mutlu sona ulaşan takım ise Juventus oldu.Siyah Beyazlılar ligin bitime bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. Juventus'un şampiyonluğunu ilan etmesini sağlayan takım ise Inter oldu. Ezeli rakipleri Milan'ı konuk eden mavi-siyahlılar, karşılaşmada 4-2'lik galibiyetle ayrılırken; hem Juve'nin şampiyonluğunda pay sahibi oldu hem de Milan'ın şampiyonluk umutlarını yokederek ezeli rakibinin yoluna taş koydu.2002-2003 sezonundan bu yana Serie A şampiyonluğuna hasret olan Juventus işe Şampiyonluğun tadını çıkardı.


Avrupa'da 5 büyük liginde 2011-2012 sezonu böyle geçti.Unulmayacak sezonlar, maçlar yaşadık.Önümüzdeki yıllarında böyle geçmesi dileğiyle, mutlu yıllar..